Karaciğer Yağlanması Nedir

Karaciğer Yağlanması Nedir

Fazla kilo, toksik içeriği yüksek besinlerin tüketimi, insülin direnci, diyabet hastalığı ve hareketsiz yaşam ve benzeri davranışların sonucunda karaciğerde normalin üstünde yağ birikmesine karaciğer yağlanması denir. Geride bıraktığımız 2019 yılında araştırmalar göstermiştir ki Türkiye’de her 3 kişiden 1’i obezite hastasıdır. Obezite karaciğer yağlanmasına da sebep olduğu için Türkiye’de daha sık görülmeye başlayan bir hastalık olduğunu anlayabiliriz.

Karaciğer yağlanması kişinin günlük yaşamını etkilemese de ilerleyen evrelerinde karaciğer kanseri ve siroza sebep olabilir. Spesifik olarak belirtileri yoktur fakat karaciğeri yağlanan hastalar çabuk yorulduklarını, halsiz ve iştahsız olduklarını belirtmişlerdir. Mide bulantısı, kusma, nadir olarak kaşıntı ve ciltte kızarıklık belirtileri görülebilir. Bunun yanında karaciğer yağlanması ilerlemiş olan bazı hastalar karnın sağ üst kısmında bir doluluk hissettiğini söylemiştir. Bunun sebebi ise büyüyen karaciğerin kaburgalara doğru baskı yapmasıdır.

 

Karaciğer Yağlanmasına Sebep Olan Besinler

 

Alkol, karaciğer hücrelerine en çok zarar veren maddedir. Tüketiminin sonucunda karaciğerde yüksek miktarda toksik birikir ve ciddi hastalıklara sebep olabilir. Kolesterol içeriği yüksek olan yağlı et, yağlı kıyma, tavuk derisi, sakatat ve aynı zamanda sucuk, sosis, salam tüketimi de karaciğer yağlanmasına sebep olmaktadır. Aşırı rafine şeker ise asitli içecekler, gazozlar, abur cuburlar ve her türlü tatlının içeriğinde yüksek oranda bulunmaktadır. Bu ürünlerin tüketimi karaciğerin yağlanmasına sebep olmaktadır.

Koruyucu maddeler içeren paketli gıdalardan uzak durulmalı ve ay çiçek yağı, mısır özü yağı, margarin gibi sağlıksız yağlarla yapılan yiyecekler tüketilmemelidir. Sağlıklı yağ olduğu düşünülen mısır özü yağı ve ay çiçek yağı fabrikalarda birçok işleme maruz kalmaktadır. Bunun sonucunda bütün doğal vitaminlerini ,minerallerini kaybederek kilo almaya da sebep olurlar. Beyaz, kepekli ve çavdar unlu ekmek karaciğer yağlanmasına sebep olmaktadır. Glutensiz unla yapılan ekmeklerin vücuda zararı daha azdır.

 

Karaciğer yağlanmasının önüne geçmek için ise Prof.Dr. Canan Karatay şunları önermiştir;

 

Az az, sık sık yemek büyük bir hatadır. Günde 2-3 öğün yenilmelidir. Türk tarihine baktığımızda geçmişte de Türk halkının 2-3 öğün yemek yediği görülmektedir. Ara öğünlü beslenme düzeni ise bize yabancı kültürlerden geçmiş bir beslenme davranışıdır. Bunun yanında öğünler arasında 4-5 saat aralık olmalıdır. Gün içerisinde şekersiz çay, kahve içilebilir. Ancak çay ve kahvenin de vücutta fazla su tuttuğunu unutmamalıyız. Hızlı kilo verdiren diyetlerden uzak durmalıyız.

Bu şekilde verilen kilolar bir süre sonra geri alınır hatta daha fazla şekilde alındığı da sık görülmektedir. Kişi dengeli olarak kilo vermelidir. Sürekli kilo alıp verme iç organlarımıza hasar verir. Her sağlıklı beslenme düzeninde de önerildiği gibi bol su tüketilmelidir. Her gün düzenli egzersiz yapılmalıdır. Araştırmalar göstermiştir ki karaciğer yağlanmasına en iyi gelen spor yürüyüş, yüzme ve dans etmektir. American Journal of Physiology’de yayımlanan bir çalışmaya göre bunun sebebi kalça ve bacakları en çok çalıştıran sporlar olmalarıdır.

Vücudumuzda en fazla adaleye sahip olan kalça ve bacaklarımızı çalıştırınca çok fazla yağ yakmaktayız. Egzersizin ilk 15-20 dakikasında vücut bacak adalelerinde toplanan şekeri kullanmaktadır. 20 dakikayı aştığında ise vücut kanda bulunan şeker ve serbest yağları kullanır. Vücut adrenalin hormonu salgılayıp depo halde duran yağları karbonhidrata çevirir. Bu karbonhidratları da enerji olarak kullanır. Uzun egzersizler yaparken yorgunluk hissetmememizin sebebi de adrenalin hormonunun salgılanmasıdır. Düzenli spor sonucunda kişinin uykusu da düzene girmektedir. Sağlıklı beslenme söz konusu olduğunda uyku da çok önemli bir etmendir. Günde sağlıklı bir şekilde aralıksız olarak 7-8 saat uyunmalıdır.

Rafine şeker tüketimini sonlandırmak Prof.Dr. Canan Karatay’ın Türk halkını en çok uyardığı konudur. Şekerli yiyecekler, tatlılar vs yedikten sonra insülin seviyemiz yani şekerimiz bir anda yükselir ve kısa süre sonra da hızla düşer. Bu yüzden tatlı yedikten sonra kendimizi halsiz hissederiz ve acıkırız. Rafine şeker tüketimi vücutta su tutar, DNA yapısına zarar verir, dikkatsizliğe, baş ağrısına, migrene ve hazımsızlığa sebep olur.

 

Karaciğer Yağlanmasından Kaçınmak için Hangi Besinler Tüketmeli

 

Karaciğer Yağlanmasından Kaçınmak için Hangi Besinler Tüketmeli
Karaciğer Yağlanmasından Kaçınmak için Hangi Besinler Tüketmeli

 

Her türlü kanser hücresini beslediği için de kanser hastalığına yakalanma riskini artırır. Canan Karatay meyve tüketimini de azaltmamız gerektiğini belirtmiştir. Meyvede bulunan fruktoz isimli şekere ‘’en tatlı zehir’’ demektedir. Günde 1 porsiyon meyve tüketmeliyiz ve her meyveyi de tüketmemeliyiz . Üzüm, portakal, çilek, böğürtlen, karadut, elma ve armut gibi meyvelerin şeker oranı yüksektir. Bunların yerine kuru kayısı, hurma, şeftali tüketebiliriz.

Canan Karatay’ın bir diğer savunduğu şey ise ekmeği tamamen hayatımızdan çıkarmak. ’’Diyet ekmeği’’ adı altında satılan ekmeklerden bile uzak durmalıyız. Ekmek yerine günde bir öğün bulgur pilavı tüketebiliriz. Pirinç pilavı tercih etmemeliyiz. Yüksek şeker içerdiği için bizi tok tutmaz, aksine acıktırır.

Diyet bisküvileri ve diyet ürünlerinden uzak durmalıyız. Bu ürünlerin yağsız ya da yağlarının azaltıldığı söylenir ancak çok fazla şeker içerirler. Meyve ve sebzeleri mevsiminde yemeliyiz. Katkı maddesi içeren, işlenmiş yiyeceklerden uzak durmalıyız. Sağlıksız yağlar yerine soğuk sızma zeytinyağı ve doğal tereyağı tüketmeliyiz. Fast food yani hamburger, pizza, patates kızartması ve tost gibi yiyeceklerin tüketimini sonlandırmalıyız. Akşam yemeklerini ise en geç 7 veya 8’de yemiş olmalıyız. Akşam 7 veya 8’den sonra yemek tüketmemeliyiz.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?